Bizi takip edin

ORUÇ VE GASTROLOJİUzun süre aç kalmanın mide salgılarını azaltabileceği bilinmektedir. Bu nedenle duyarlılık artacağından sessiz seyreden bazı hastalıklarda artma olabilecektir. Belirtisiz gastrit, iyileşmekte olan ülser ya da reflü yakınmalarında artma olabilir

YayınlayanYayınlayan Tarih/Saat 09-07-2013 19:21:19 KategoriKategori Son Değişiklik 31-10-2013 19:46:48 tarihinde yapıldı.
ORUÇ VE GASTROLOJİ

Uzun süre aç kalmanın mide salgılarını azaltabileceği bilinmektedir. Bu nedenle duyarlılık artacağından sessiz seyreden bazı hastalıklarda artma olabilecektir. Belirtisiz gastrit, iyileşmekte olan ülser ya da reflü yakınmalarında artma olabilir. Mide yakınmaları olanların, geçirilmiş ülser ve mide kanaması geçirmiş olanların oruç tutmaya başlamadan önce gastroenteroloji uzmanı tarafından değerlendirilmeleri ve önerileri dikkate alınmalıdır. Varolan hastalık ramazan öncesi ilaçla kontrol altına alınmalıdır.
Mide ve bağırsak kanseri olanlar, aktif ülseri ve yeni geçirilmiş mide kanaması, ülserle seyreden bağırsak hastalığı olanlar oruç tutmamalı. Oruç tutma konusunda ısrarlı iseler gerekli uyarı ve düzenlemeler yapılmalıdır.
Reflü, mide içeriğinin mideden yemek borusuna doğru kaçmasıdır. Asitli sıvı yemek borusundan ağıza, oradan da solunum yolları ve akciğerlere kadar ilerleyebilir. Bu bölgelerde kimyasal tahriş yoluyla ciddi doku hasarı yapar. Kronik devam eden doku hasarı tedavi edilmediği ve önlenmediği takdirde ciddi komplikasyonlara yol açabilir.Asitin tahriş ettiği bölgeye göre farklı belirtiler görülür. Örneğin midede yanma, ağıza acı su gelmesi, kronik öksürük, yutma güçlüğü, boğazda takılma hissi, ses kısıklığı gibi.

Normalde mide ile yemek borusu arasında bir kapakçık mekanizması vardır. Reflüde bu kapakçık mekanizması iyi çalışmamaktadır. Mide fıtığında kapak gevşektir ve bazı gıdalar kapakçık mekanizmasını bozar. Aynı zamanda midenin çok doldurulması ve yedikten sonra uzanıldığında kapak normal bile olsa geri kaçış olabiliyor. Bu nedenle hastalarımıza “az az, sık sık yiyin, yedikten sonra yatmayın “ gibi önerilerde bulunuyoruz.
Reflü hastaları ramazan boyunca gün içinde gıda almadıklarından kısmen rahatlayacaklardır. Fakat uzun süre aç kaldıktan sonra iftarda hızlı yemek yemek, çok yemek yemek reflü ataklarını tetikleyecektir.Bu nedenle bu dönemi rahat geçirmek için gastroenterolog görüşü alıp ramazan boyunca ilaç desteği almaları gerekebilir.
Reflü hastaları oruç tutmak istediklerinde nelere dikkat etmeli ?

Ramazan boyunca sahura kalkmak ve o şekilde oruç tutmak sadece reflü hastaları için değil tüm sağlıklı kişiler için de çok önemlidir; çünkü 24 saat mideyi boş tutmak için çok uzun bir süredir. Bu dönem içinde mide,safra kesesi ve pankreas gibi organlardan salgılanan hazım enzimleri mide ve barsak sistemine direk olarak zarar verebilir.

Sahur esnasında hızlı yememeli, bol su içilmemeli, mideyi fazla şişirmemeli. Ayrıca hemen yatmak yerine sırtı dik bir koltukta 2-3 saat uyunabilir veya dinlenebilir.
İftar sırasında midenin aşırı doldurulması ile bütün gün hafif çalışan mideye, birden ağır bir yük biner. İftar yemeğinde mideyi birden çok doldurmamak, aralıklı 3 öğünü zamana yayarak 2 saatte beslenmek, suyu yemekte değil, yemek sonrası içmek daha doğru olur.

Mide boşalması dikkate alınarak yemekten en az 2-3 saat sonra yatmak gerekir
Gastrit ve peptik ülserli hastalarda mide asit salınımı artmıştır. Açlıkta şikayetleri artmaktadır. Aktif ülserli hastalarının oruç tutmamaları önerilmektedir. Daha önce ülser tanısı ile tadavi edilmiş ve kontrollerinde iyileştiği saptanmış kişilerin oruç tutmasında bir sakınca yoktur. Yanma, kazıntı, ekşime gibi yakınmaları olan gastritli hastaların şikayetleri artacaktır. Mide aside artırıcı gıdalardan uzak durmaları ve gerekli medikal tedavileri almaları gerekmektedir.
.

Emsey Hospital
Gastroentroloji Uzmanı Dr.Tülin Kendir Koçak